Kadir Has Üniversitesi- Yaşam Boyu Eğitim Merkezi, Türkiye’de İLK DEFA Sosyal Girişimcilik Akademisi’ni başlatıyor!

NEDEN SOSYAL GİRİŞİMCİLİK?

Bugünün iktisadi koşullarına alternatif bir dünyanın mümkün olduğuna inananlar, tarih boyunca var olan “sosyal girişimciliğin” hem bireysel hem de toplumsal fayda sağlayabileceğini biliyorlar. Bu nedenle Dünyada 1970 lerin ortalarından itibaren daha çok yenilikçi ve yaratıcı çözüm arayışları başlatılmıştır.

Dünya’da özellikle son on yıldır kâr amacı gütmeyen kuruluşların ve akademik çalışmaların sayısı artmıştır. Türkiye’de ise sosyal girişimcilik ile ilgili farkındalık çalışmaları, 2000 yılından itibaren başlamıştır.

Dünya çapındaki üniversitelerinden Harvard, Oxford, Yale gibi önde gelenlerinde sosyal girişimcilik enstitüleri- bölümleri- dersleri kurulmuştur ve bu gün Dünyanın dört bir tarafında yüzlerce üniversitede sosyal girişimcilik dersi okutulmaktadır

Türkiye’de ise ilk defa Kadir Has Üniversitesi ile British Council  işbirliği yaparak Sosyal Girişimcilik Akademisi için 2010 yılında İngiltere’den gelen Freer Spreckley ile ön eğitimlere başlandı. Bu sertifika programının ilki olan bu dönemde alanında çok deneyimli bir ekip ile, uygulamalı olarak 42 saat sürecek bir “sosyal girişimcilik” eğitimi gerçekleştirilecektir.

Eğitim,  Uluslararası Sosyal Girişimcilik Ağı “Ashoka” yı Türkiye’de kuran  Hülya Denizalp’in koordinasyonunda gerçekleştirilecektir.

Eğitim Kadrosu

  • Hülya Denizalp
  • Ayşegül Güzel
  • Kevser Yavuz
  • Ozan Sönmez
  • Selma Demirelli
  • Serra Titiz
  • Zeynep Delen

Kimler başvurabilir?

Sosyal girişimciliği öğrenmek isteyen herkes başvurabilir. Özellikle de toplumsal konularda çalışmak isteyen ve bu konuda kendini geliştirmek isteyen sivil toplum kuruluşu çalışanları, gönüllüleri başvurabilir.

Katılımcı sayısı: 25 kişi

Minimum katılımcı sayısı: 7 kişi

Eğitim Başvuru Koşulları:

Ekteki formu doldurup gönderen adaylarının profili tespit edilecek ve sosyal girişimcilik ve sosyal konularla ilgileri ve bilgileri tespit edilecektir.

Eğitim Yöntemi :

Programda teori ile uygulama iç içe yer alması amaçlanmış olup,  eğitim sonunda bütün katılımcıların elinde sonuçlandırılmış ve sunumu yapılmış bir sosyal girişim olması hedeflenmektedir. Non formal ve informal ( Yaşayarak öğrenme) eğitim yöntemi ile katılımcıların bizzat katıldığı, eğitimciden ziyade kolaylaştırıcılığın öne çıktığı yöntem uygulanacaktır. Zaten kadro kendi sosyal girişim deneyimi olan kişilerden oluşmaktadır.

Sertifika Programı 6 tam gün 10.00-17.00 arası hafta sonlarında düzenlenecektir.

Eğitim 19-20 Kasım 2011 da başlayacak ve 3 hafta sonu devam edip 03-04 Aralık 2011 de sona erecektir.

İlk 4 günden sonra katılımcılara, bireysel veya grup girişim fikirleri için 2 hafta boyunca çalışıp geliştirecekleri ev ödevleri verilecektir.

Daha fazla bilgi için KHAS üniversitesi sayfasına bakabilir veya Açık Radyo’daki radyo programı kaydını dinleyebilirsiniz.

SOGLA’ya göre bu sorunun cevabı hayır. Dünya hali hazırda kurtarılmakta zaten. Bunu kanıtlamak için sizleri 16 – 17 Nisan tarihlerinde, Boğaziçi Üniversitesi, Garanti Kültür Merkezinde gerçekleşecek SOGLA Sosyal Girişimcilik Konferansı 2011’e davet ediyorlar.

“Toplum için FARK yarat!’’ sloganıyla yola çıkan SOGLA – Sosyal Girişimci Genç Liderler Akademisi,  ikinci Sosyal Girişimcilik Konferansı’nı Garanti Bankası ana sponsorluğunda 16 – 17 Nisan’da Boğaziçi Üniversitesi’nde gerçekleştiriyor. Sosyal girişimcilik alanında önde gelen sivil toplum liderleri, yerli ve yabancı sosyal girişimciler,  fikir öncüleri ve akademisyenlerin katılımıyla gerçekleşecek konferans, Türkiye’de sosyal girişimcilik konusunu ele alan, gençlere yönelik en geniş katılımlı konferans olma özelliğini taşıyor. Konferansa başvuranlar arasından seçilecek 500’ün üzerinde üniversite öğrencisi ve profesyonel, 16 Nisan’da yapılacak konuşmaları dinleme fırsatını elde edecek.  Katılımcılar arasından seçilecek en güçlü 100 başvurunun sahipleri, 17 Nisan’daki sosyal girişimcilik atölyelerine katılmaya hak kazanacak.

Detaylı bilgi ve başvuru için www.sogla.org
Son Başvuru: 1 Nisan 2011 Cuma.

Erken başvurular değerlendirmelerde öncelikli olacaktır.
Katılımcılara ‘’Sosyal Girişimciliğin Temelleri Sertifikası’’ verilecektir.
Başvurular için: www.sogla.org
Sorularınız için: konferans@sogla.org

Türkiye’de sosyal girişimcilik alanında, farklı noktalarda birçok gelişmeler yaşanmakta. Bu gelişmeler farklı alanlara hizmet etmekte ve hepsi de Türkiye’de eksikliğini yaşadığımız ekosistemin oluşması için umut vermekteler. Özyeğin Üniversitesi sosyal girişimcilik dersi, Kadir Has Üniversitesi Yaşam Boyu Eğitim Merkezinin daha önce düzenlediği Freer Spreckley’nin katılımı ile gerçekleşen sosyal şirket hakkında olan sertifika programı, Kocaeli Üniversitesinde başlaması planlanan “Kurumsal ve Teorik Olarak Sosyal Girişimcilik” doktora programı, Young Guru Academy’deki sosyal girişimcilik dersleri, SOGLA, Bilgi Üniversitesi Sosyal Girişimcilik Ödülleri, INSEAD ve Sabancı Üniversitesinin düzenlemiş olduğu Uluslararası Sosyal Girişimcilik konferansı, sosyal değişim ve sosyal değişim ile ilgilenen kişilerin bir araya geldiği NetSquared aktiviteleri, sosyal girişimcilerin hem mekan hem de süreçte yaşadıkları diğer ihtiyaçlarını karşılamak amacı ile kurulma sürecinde olan Hubİstanbul, Ashoka’nın 2011 yılında yeni stratejiler ve yeni bir ekip ile Türkiye’ye girecek olması…

Türkiye’de bulunduğum son bir yılda, tüm bu gelişmeleri yakından takip ettim. 2010’u bitirmeye hazırlanırken, bu son bir yılda zaman zaman tam ortasında bulunduğum, zaman zaman dışarıdan izlediğim bu sürecin kendime ait bir değerlendirmesini yapmak istedim.

Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de sosyal girişimcilik etrafında çeşitli kavram karmaşaları yaşanmakta.

Öncelikle sosyal girişimler ile özel sektör, devlet, STK, sosyal şirket arasındaki belirsiz alanın getirdiği tanımlamalarda yaşanan zorluklar var. Bir yandan birçok dernek yöneticisi kendisini sosyal girişimci olarak tanımlarken, diğer taraftan sosyal sorumluluk projeleri bile bu şemsiye altında yer edinmeye çalışmakta.

İkinci bir tartışma sosyal girişimcilik ve sosyal kapitalizm arasındaki ince çizgide gerçekleşiyor. “Dünyanın geleceği piyasa bazlı düşünen sosyal girişimcilerin elindedir” tanımlamasında beni rahatsız eden bir şeyler var. Pazar ekonomisinin araçlarının olduğu gibi alınarak, sadece sosyal, ekonomik ve çevresel fayda yaratma vizyonu ile uygulanmasının sosyal girişimcilik olarak tanımlanmasında bana göre uyuşmayan noktalar var.

Bu yaklaşımın yeterince bütünsel bakamamamızın bir sonucu olduğu ve iki kavramı birleştirmeye çalışırsak günümüzde yaşadığımız sorunlara bir çözüm getiremeyeceğimiz kanısındayım. Yaşadığımız sistemde işlemeyen noktaları büyük bir cesaret ve vizyon ile eleştirebilmeli, ve öğrendiklerimizi aynı hataları tekrarlamamak için aksiyona dönüştürebilmeliyiz.

Bu anlamda dünyada olup bitenlere bakmak, dinlemek ve hissetmek çok önemli. Küçük güzeldir kavramı, lokal ekonomiler, armağan kültürü vb. bir çok detay (benim son zamanlarda üzerine sıkça kafa yorduklarımdan) bakmamız gereken noktalardan sadece bir kaçı. Büyük bir paradigma değişimi yaşadığımızın farkında olmalıyız. Belki de demek istediğimi en iyi Einstein açıklıyor: “The significant problems we have cannot be solved by the same type of thinking that created them (Sahip olduğumuz önemli sorunlar, onları yaratan aynı düşünce tarzları ile çözülemezler.)”

Tüm bu anlam karmaşaları ve tartışmalar sosyal girişimcilik kavramının tam olarak ne olduğunun ortaya konamamasından kaynaklanıyor. Türkiye’de konu ile ilgilenen ve öncülüğü yapan kişilere bu konuda büyük sorumluluklar düşmekte. Kavramın Türkiye’ye uygun olarak tanımlamasının yapılması çok önemli. Bu konularda bir think tank düzenlenmesi uzun vadede büyük faydalar getirecektir diye düşünüyorum.

Son olarak tüm bu tartışmaların, kafamızda yer alan soru işaretlerinin olumlu olduğunu ve bir şeylerin değişmeye başladığını haber ettiğini düşünmekteyim. Özellikle Ashoka’nın Türkiye’de tekrar faaliyete başlaması ile Anadolu’daki sosyal girişimcilere ulaşma ve sosyal girişimcilerin esas ihtiyaçlarının keşfedilmesi noktasında umarım birçok yol kat edebiliriz.

Bu cuma İstanbul’da düzenlenecek Uluslararası Sosyal Girişimcilik Konferansı’na katılıyorum!

INSEAD tarafından her sene çeşitli kentlerde düzenlenen Uluslararası Sosyal Girişimcilik Konferansı’nın beşincisi bu yıl İstanbul’da gerçekleşiyor. Sosyal Girişimcilik Platformu ve Sabancı Üniversitesi’nin ev sahipliği yapacağı “Toplumsal Dönüşüm için Sosyal Girişimcilik” başlıklı konferans, 4 Haziran 2010‘da Sabancı Müzesi‘nde yapılacak.

Tüm dünyanın önde gelen sosyal girişimcileri bir araya gelerek, toplumsal gelişme açısından sosyal girişimcilik, toplumsal dönüşüm için sosyal inovasyon, sosyal girişim modelleri, yeni bir yatırım fırsatı olarak sosyal girişimcilik, sosyal girişimciliğin geleceği gibi konuları tartışacaklar.

Sosyal girişimcilere yönelik dünyanın değişik yerlerinde toplantılar düzenlenmekte ancak böylesine çok boyutlu, çok katılımlı bir toplantı Türkiye’de ilk defa yapılıyor… Çin, Nijerya, Filipinler, Sri Lanka, Güney Afrika, Ürdün, Mısır, İngiltere, Almanya, Fransa, Portekiz gibi toplam 18 değişik ülkede toplumsal sorunlarla mücadele eden ve bu sorunlara yenilikçi, yaratıcı çözümler getiren sosyal girişimciler, SakıpSabancı Müzesi’nde bir araya geliyorlar. Kendi alanlarında oldukça başarılı olan; bir çok kuruluş ve hizmet götürdükleri gruplar tarafında “kahraman” ilan edilen bu sosyal girişimciler, deneyimlerini konferans katılımcılarıyla karşılıklı iletişim ortamı içinde paylaşacaklar.

Programı incelemek ve kayıt yaptırmak için: http://sec2010.sabanciuniv.edu
Kayıtlar devam etmekte. Konferans günü de kayıt imkanı sunulacak.

˚Post içeriği Mikado Danışmanlığın gönderdiği bilgilendirme e-mailından alınmıştır.

%d blogcu bunu beğendi: