Son iki yazımda online giving‘den bahsetmiştim, insanların inandıkları bir nedene internet veya cep telefonları üzerinden bağışta bulunmaları ile ilgili olarak. Ancak “online giving” üzerine tekrar düşünürken, kelime anlamına takıldım ve bu kavramı bağışlarla sınırlamamam gerektiğine.

Aslına bakarsanız internet üzerinde (özellikle sosyal medyada) olan davranışlarımız tamamen bir diğerine bir şeyler verme üzerine odaklı. Çok büyük bir paylaşım ortamı yaratıyoruz internet üzerinde. Diğer insanlarla (bir çoğu tanımadığımız)  sürekli bir bilgi paylaşımı söz konusu.

Yaşadıkça tecrübe ettiğimiz ve sınırlarını belirlediğimiz interneti biz şekillendiriyoruz. Bu paylaşım ortamını yaratan bizleriz. Yani interneti kullanarak, aynı nedene inanan insanları bir araya getirip, aksiyon alabilir, kazan-kazan ilişkileri yaratabiliriz!

Bunun sebepleri üzerine dijital etnografya alanında çalışmalar yapan Kansas State Universitesi tarafından hazırlanan Web 2.0…The Machine is Us/ing Us videosu umarım ilham verir; inandığınız bir nedeni destekleyecek kişilere internetten ulaşıp aksiyon almanız için.

İnternetin katılımı arttırmakta kullanılan önemli araçlardan biri olduğundan daha önce bahsetmiştim blogda. “Vatandaş yardımseverliği”, “P2P Philantropy (Eşler arası hayırseverlik)”, “Başkalarının ve kendinin hayatında fark yaratmak” internetin katılımın artmasına olan olumlu etkisi ile son zamanlarda sıkça duyduğumuz kavramlar.

Özellikle Amerika’da bu alanda çok fazla şey olmakta. Yardımseverlik yeni bir boyut kazanmakta ve halkın etkinliği ile büyük etkiler yaratılmakta bu günlerde. İşte ben de bu alanda bir örnek olarak DonorsChoose‘dan bahsetmek istiyorum sizlere.

DonorsChoose ihtiyaçları olan öğrencilere yardım etmeyi kolaylaştıran, yardım etmek isteyenleri sınıfların ihtiyaçları ile buluşturan bir online yardım platformu.

Bize de tanıdık gelen bir ihtiyaç anında doğmuş DonorsChoose. Amerika’daki devlet okullarının daha kaliteli bir eğitim vermek için karşılanamayan bir çok ihtiyacı bulunmakta. İnsanlar bu ihtiyaca karşılık vermek istemekte ancak yardımlarının gerekli yere ulaşmamasından ve bir etki yaratılamamasından dolayı aksiyona geçememekteler.

Bu problem ve problemden doğan fırsatın farkında olan Charles Best, sosyal çalışmalar öğretmeni, bir gün öğrencileri ile konuşurken yeni bir web sitesi yaratmaya karar verir. Öğrencilerinin de gönüllü olarak çalışmaya başlaması ile 2000 yılında DonorsChoose hayata geçer ve günümüze kadar 200.000 öğretmen ve vatandaşın fark yaratmasını sağlar.

Her topluluktaki öğrencilerin, öğrenmek için gerekli kaynaklara ulaşmaya hakkı vardır ilkesi ile doğmuş olan DonorsChoose’un işleyişi gayet basit:

1. Devlet okulu öğretmenleri sınıflarında gerçekleştirmek istedikleri projeleri ve proje ihtiyaçlarını belirtiyorlar sitede. Bu ihtiyaçlar kitaptan, kaleme, bilgisayardan, mikroskopa çok çeşitli alanlarda olabiliyor. Siteye giren bireyler, projeleri inceleyip, yardım etmek isteyecekleri projeleri buluyorlar ve istedikleri miktar kadar yardımda bulunuyorlar.

2. Hedef miktara ulaşıldığında DonorsChoose proje için gerekli materyali okullara ulaştırıyor.

3. Projenin gerçekleşmesine katkıda bulunan kişiye, projenin fotoğrafları, alınan her bir doların nerelere harcandığını gösteren masraf raporu, öğrencilerden ve öğretmenlerden gelen teşekkür mektupları ulaştırılıyor.

İhtiyacı bire bir yaşayan insanların (öğretmen ve öğrencilerin) oluşturduğu bir sistem olması, DonorsChoose’un başarısını da birlikte getirmekte. Gayet basit ve anlaşılır olan çalışma sistemi, öğretmenlere katılımcı rolü verilmesi, materyallerin DonorsChoose tarafından alınması, yardım eden kişiye yardımın tam olarak ihtiyacı karşıladığını gösteren raporlamalar sistemin farklılığını yaratmakta.

Şu an itibari ile web sitesinde yardım bekleyen 18.515 proje bulunmakta. Gereken yardımın tamamını alıp gerçekleştirilen proje sayısı 105.775 ve toplam 33.248 okuldan 115.709 öğretmen proje girişi yapmış durumda.

Web sitesinde yayınlanan bir kaç grafiği de sizlerle paylaşmak istiyorum DonorsChoose’un etkisinin daha anlaşılır hale gelebilmesi için:

Grafikten de görüldüğü gibi web sitesinin etkisi her geçen gün artmakta. Kriz yılı olmasına rağmen 2009’da yapılan yardımlar büyük artış göstermekte. Şu ana kadar $41.878,290 yardım toplanmış ve 2,690,768 öğrenciye yardım edilmiş DonorsChoose sayesinde.

Yoksulluk oranı yüksek okullardan gelen proje talepleri ve bu okullara giden yardım oranları diğerlerine göre daha fazla. Ayrıca 2. grafikte görüldüğü gibi DonorsChoose Amerika’nın hemen her bölgesinde etkili konumda bulunmakta.

Bu noktanın projenin başarısı açısından özellikle önemli olduğunu düşünmekteyim. Bu tarz bir projenin Türkiye’de uygulanmaya başlanması durumunda, teknolojik gelişmelerin(internete ulaşılırlık) yoksulluk oranının yüksek olduğu kesimlerde hala bulunmuyor olması çözmemiz gereken problemlerin başında gelmekte.

Hangi alanlarda daha çok yardım sağlandığını da yukarıdaki grafikte görebilirsiniz. Sağlanan kaynakların oranına bakacak olursak, %27’sini kitaplar, %22’sini teknoloji, %41’ini sınıf malzemeleri ve %2’sini geziler ve sınıfa gelen ziyaretçiler oluşturmakta. Bu sağlanan kaynakların %81’i bir sonraki yıllarda diğer sınıflar için de kullanılmakta.

Bitirmeden önce son olarak DonorsChoose hediye kartlarından bahsetmek istiyorum. Son zamanlarda Google, Yahoo ve Crate and Bartel gibi büyük şirketler çalışanları ve müşterileri için 25-100$ arasındaki DonorsChoose hediye kartlarını kullanarak, hediye verdikleri kişilerin yardım etmek istedikleri projeyi bulmalarını ve yardım ederek fark yaratmalarını sağlamaktalar.

Aynı zamanda başka bir yerden aldığın ve kullanmak istemediğin bir hediye kartın var ise bunu Plastic Jungle‘dan DonorsChoose’un hediye kartı ile değiştirmek de çok kolay.

Yani kısaca, DonorsChoose yeni nesil bir yardımlaşma platformu. Sorunların çözümünü sadece devletten beklemenin yetersiz olduğuna, küçük yardımlarla büyük farklar yaratılabileceğine inanan insanların kurduğu ve kullandığı bir sistem.

Umarım bir gün Türkiye’de de örneklerini görebilmemiz umudu ile!

Sosyal ağlar ve sosyal medya davranış modellerimizde büyük değişikliklere sebep olmakta. Artık birbirimiz ile olan ilişkilerimizde sadece alan veya veren rolünü bırakıp katılımcı olmaya başladık. Ve bu birbirimiz ile olan ilişki, ülke sınırlarını aşıp, tüm dünyayı kapsamakta. Dünyanın her hangi bir yerindeki sosyal bir girişimcinin projesi ile ilgili detayları twitter üzerinden öğrenip, kendisine projesi ile ilgili değişik fikirler sunarak ilham vermek artık çok kolay.

Sosyal ağlar, sosyal sorunların çözümünde çok önemli bir araç olarak kullanılmakta. Sadece sorunların büyük kitlelere duyurulması açısından değil, sorunların çözümünde halkın katılımını sağlaması açısından sosyal medya ve sosyal ağlar günümüzde sıkça kullanılmakta. Ne de olsa, yardım etmek istediğimiz insanların katılımı olmadan, onların sorunlarını çözmemiz mümkün değil.

Özellikle Amerika’da sosyal projeler ile halkı buluşturmak adına çok ciddi ve yaratıcı çalışmalar yapılmakta. Bunda Obama’nın başlattığı kampanyanın da büyük etkisi var. Obama’ya göre gerçek değişiklik ancak aşağıdan yukarıya doğru gelebilir ve teknoloji bu değişimin gerçekleşmesini sağlayacak en büyük araç.

Serve.gov projesi Amerika’da sosyal sorunların çözümü için sosyal ağların kullanımını göstermesi açısından önemli. Bireyler serve.gov’da, kendi topluluklarına ne tür alanlarda yardım edebileceklerini görebilecekleri gibi, insanların yardımını talep etmek için, kendileri de sosyal projelerini girebilmekteler.

Bu proje Amerika’da bu alanda yapılan projelerden sadece biri. Ancak hükümet tarafından desteklenen bir proje olması, internetin değişimi getirmekte kullanılan ne kadar etkili bir araç olduğunu göstermesi açısından gayet etkileyici.

Yeni bir dönem bu

Ekim 13, 2009

Siz de fark ettiniz mi bilmem ama ortamda bir değişim havası var. İnsanı heyecanlandıran bir değişim. Sanki dünyanın kaderi değişmekte. Kısaca açıklamaya çalışayım:

  1. Son 1-1,5 yıldır tüm dünyayı saran kriz ve bu krizin diğerlerinden farkı. Evet sadece ekonomik bir kriz değil, değer krizi yaşadık ve hala da yaşamaktayız. Daha fazla sorgulamaya başladık yaşadığımız dünyayı, hayat tarzlarımızı, tüketim alışkanlıklarımızı ve verdiğimiz kararları. Yeni bir dönem bu, bireyin/tüketicinin daha sorumlu olduğu bir dönem
  2. Son yıllarda sıkça duyduğumuz, hatta belki de alışmaya basladığımız kavram: küresel ısınma. Belki de ilk defa tüm dünyayı ilgilendiren çok ciddi bir sorun ile yüz yüze geldik ve sorunun çözümü tek bir dünya gibi davranmamıza bağlı bu defa. Bireysel, ülkesel vb. çıkarları geride bırakıp, doğanın da çıkarlarını düşünmemizin zamanı geldi de geçmekte bile. Doğanın yok olması, insanoğlunun da sonu demek! Yeni bir dönem bu, insanoğlunun doğa ile kaybettiği bağları tekrar keşfetmesi için belki de son şansı
  3. Ve evet İnternet. Hayat tarzımızı değiştiren, bizi birbirimize bağlayan, tüm dünyayı parmaklarımızın ucuna getiren İnternet. Tüm bireyleri birer iletişim kanalı haline getiren, hatta belki de markalaştıran İnternet. Yeni bir dönem bu, birey olarak gücümüzü keşfettiğimiz bir dönem

Bu değişim ortamında bazılarımız sadece değişimi yaşamayı seçerken, diğerleri değişimi yaratmayı ve değişim olmayı seçiyorlar…

Kim mi onlar?

Sosyal girişimciler.

%d blogcu bunu beğendi: