NetSquared İstanbul Mart Etkinliğinin Ardından

Nisan 2, 2010

25 Mart da gerçekleşen NetSquared İstanbul etkinliğinde Sosyal Bütünlük Platformunun gerekliliğini haklı çıkaran dünyadaki değişen kavramlardan bahsettik.

Tüm bu bahsettiklerimizin bana düşündürttükleri şöyle:

Sadece ekonomik kar amaçlı sistemin, ekonominin yanında sosyal ve çevresel kar odaklı da düşünülmesi gerekmekte(blended value economy). Çünkü sistemde sermaye olarak kullandığımız ekonomik kaynakların yanında insani ve doğal kaynakları da kullanmaktayız ve tüm sistemin sağlıklı olarak sürdürülebilmesi için insani ve doğal kaynaklara da yatırım yapılması gerekmekte. Anlamalıyız ki üretim yapan bir şirket kullandığı doğa kaynaklarına borçlu hale gelmekte ve insani yatırım için şirketlerdeki çalışan motivasyonunun verimlilik değerlerinde ciddi olarak hesaba katılması gerekmekte. Sosyal ve çevresel fayda sağlayan bir derneğin, sürdürülebilir ve bağımsız olabilmesi için ekonomik değer sağlamaya daha önem vermesi gerekliliği gibi.

Tüm bu üç değer düşünüldüğünde sosyal innovasyonun değeri daha anlaşılır bir şekilde açığa çıkıyor. Hepimizin yapması gereken bir chip değişimi bence. Şirket çalışanlarının hayat tarzını dikkate alacak şekilde üretim yapan bir tesisin, doğaya verdiği zararı hesaba alıp bu borcunu geri ödediğini ve toplumdaki bir ihtiyaca innovatif bir ürün veya servis ile karşılık verdiğini ve bundan ekonomik değer sağladığını bir düşünün. Şu an dünyada giderek artan bir dolu sosyal şirket (social entreprise) bulunduğunu düşündüğümüzde birçok insanın kafalarındaki chipi değiştirmeye başladığını görebiliriz.

Aynı zamanda büyük şirketler de piramitin altında bulunan çok sayıda tüketiciye ihtiyaçlarını karşılayacak, kaliteli ve makul fiyatlı ürün veya servis sunabiliriler. Ve evet hala ekonomik değer sağlayarak. Bunun için şirket içinde çalışan şirket içi girişimcilerin(intrapreneur) tüm bu bahsettiklerimizin farkında olması gerekmekte.

Diğer bir yandan bizler yani tüketiciler internetin yarattığı davranış değişikliğini yaşamaktayız. İnternet bir ayna gibi toplumsal davranış biçimimizin yeni bir boyutunu göstermekte. İnternetin kolaylaştırdığı kendini gerçekleştirme güdüsü ile belki de iyilik yapmak hayatımızda bir fark yaratmak istiyoruz. Her geçen gün internette birbirimizle farklı sebepler ile iletişim kurmamızı sağlayan ara yüzler(Web 2.0 araçları) ortak yaratılabilecek ortamların ne kadar değerli olduğunu göstermekte.

Ve tabii ki ortak üretim modelinin değerini anlamak internetin bu anlamda ne kadar güçlü bir araç olacağını görmemizi sağlamakta. Şöyle ki faydada bulunmak istediğimiz bir konuda, sorundan etkilenen insanlar ile birlik olmadıkça sorunun detaylarını, farklı yönlerini görmemiz ve soruna gerçek anlamda bir çözüm bulmamız imkânsız. Yani herhangi bir sorunu, o sorunu yaşayan insanlar ile çözmemiz, sorunun çözümü için ortak olmamız gerekmekte. Bu tüketicilere ürün/servis sunmakta da, bir mahallenin güvenliğini sağlamakta da, demokrasiyi işler kılmakta da böyle.

İşte internet bize herhangi bir problemin çözümü için bu ortak alanı yaratmakta. Bu ortamda kendimizi gerçekleştirerek fark yaratmamız ve çözüm gereken sorunları sosyal innovasyon ile çözmemiz mümkün. Açık Kaynak (Open Source) projeler bunun bir örneği belki de.

Kısaca özetlersek, Sosyal Bütünlük Platformu piramidin üst kısımlarında bulunan bir çok fırsata ulaşma şansına sahip bireylerin, bu bireylere ürün ve servis götüren şirketler ve kurumların, bunca zaman farklı fırsat eşitsizliğine uğramış gruplar ile ortak hareket edebilecekleri bir etkileşim ortamı yaratmak istemekte. Bu etkileşimden doğacak ve ortak üretilecek sosyal innovasyonun hepimizi şaşırtacağı kesin. En kısa zamanda platformun gerçekleştiğini görmek ümidi ile…

Reklamlar

One Response to “NetSquared İstanbul Mart Etkinliğinin Ardından”

  1. kediolun Says:

    Tüm bunların bir “sosyal sorumluluk projesi”, “pr çalışması”, “gider gösterme stratejisi” olmaktan çıkıp, insan hayatının doğal bir parçası haline gelmesi için biraz daha dönüşüme ihtiyacımız var diye düşünüyorum. Nasıl NetSquared’e katılanların görev paylaşımını konuşurken “içlerinden gelmedikçe insanların bir şeyler yapmalarını beklemek anlamsız” sonucuna varıyorsak, aynısı kurumlar, şirketler ve hükümetler için de geçerli. Bunun doğallaşması çok önemli. İnsanların çevrelerine verdiği zarar belirgin şekilde artınca, çok daha önceden hesap yaparak ulaşacağımız sonuçlara, o sonuçların gerçekleşmesine 100-200 yıl gibi çok kısa bir süre kaldığında ulaşmak durumunda kaldık. Benzer bir şekilde, sosyal paylaşım ve üretimin yan etkileri de birer norm olmak durumunda. Biliyorsunuz önce ihtiyaç ortaya çıkar (bu gerçekleşti), sonra birileri çözüm üretir (bunun için uğraşıyoruz, yolun çok başındayız) sonra da hükümetlerin ilgisi çekilir ve konuya ilişkin yasalar çıkar. Bizim neslimizin bu dönüşümü göreceğinden şüphem yok, gerçekten bir avuç devrimcinin içinde gibi hissediyorum toplantılarda. Fikirleri ve istekleri olan, ama araçları olmayan devrimciler 🙂


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: