Zekatın topluma ekonomik, sosyal ve çevresel katkısı nasıl arttırılabilir?

Kasım 27, 2009

Herkese mutlu bayramlar öncelikle!

Hazır gün bayram iken ben de ne zamandır nasıl daha verimli hale getirilebilir diye düşündüğüm bir konuyu sizlerle paylaşmak istiyorum. Amaç sizlerin de fikirlerini alıp, çözüm önerileri yaratabilmek.

Konuya gelirsek, zekata değinmek istiyorum bugün.

Aslında her şey geçen bayramda dedeme sosyal girişimciliğin ne olduğunu anlatmaya çalışırken başladı. Örnek olarak da Muhammed Yunus’un Bangladeş’te başlattığı mikro kredi uygulamasını vermiştim.  Dedemden gelen yorum çok ilginçti ve benim uzun zamandır konu üzerine düşünmemi sağladı. Dedemin sosyal girişimcilik hakkındaki ilk yorumu ana hatlarıyla şöyleydi:

“Ama bu yeni bir kavram değil ki. Tarihte hep olmuş bizimde karınca kararınca katkıda bulunmaya çalıştığımız bir şey. Hatta ben zekatı nasıl daha etkili bir şekilde verebilirim diye düşünüyorum. Keşke benim zekat verdiğim kişi bir sene sonra zekat verebilecek duruma gelse. Bu bir sene boyunca da ben kendisi ile istediği zaman tecrübelerimi paylaşabilsem.”

Dedemin hedeflediği yardım etmeye çalıştığı insanlara balık vermektense, balık tutmayı öğretmekti. Ve bunu da neredeyse bir iş meleği mantığı ile yapabilmek!

İşte o günden beri kafamı kurcalayan soru, zekat vererek topluma katkı sağlamak isteyen insanlara nasıl yol gösterilebilir ? Bu katkının topluma ekonomik, sosyal ve çevresel geri dönüşü nasıl sağlanabilir?

İnternet de zekat hakkında biraz gezindiğiniz de çok fazla tartışmalar bulunuyor vergi-zekat çerçevesinde. Ben bu tartışmalara girmeden Türkiye’de 2004’de başlayan bir uygulamadan bahsetmek istiyorum.

Ntvmsnbc’de 14 Ocak’ta yayınlanan habere göre 2004 yılında fakirlere yardım amacıyla gıda, temizlik malzemesi, giyecek ve yakacak maddesi bağışlayan şahıs ve şirketlerin daha az vergi ödemesinin yolu açıldı. Kuruluş sözleşmesinde gıda bankacılığı yazan vakıf ve derneklere bağış cazip hale getirildi. Bağışın tamamının gelir ve kurumlar vergisi matrahından indirilebildiği gıda bankacılığı yapan kuruluşların “Kamu yararına çalışan kuruluş (KYÇK)”olması da gerekiyor. Böylece vergi yerine zekat vermek isteyenler için son 4 yıldır adres gıda bankacılığı yapan kuruluşlar oluyor. İSMMMO’nun araştırmasına göre gayri resmi yardımların da eklenmesiyle Türkiye’de son 5 yılda 8 milyar TL’lik yardım ekonomisi oluştu. 2004’te gıda bankacılığına yüzde 100 vergi teşviki getirilmesinin ardından Türkiye’de 20 gıda bankacılığı derneği kuruldu.

KYÇKların vergiden muaf olmaları konusunda  İSMMMO başkanı Yahya Arıkan’ın sözleri ilginç:

“Teşvik STK’ların geneli için sağlanmalı ve belirleyici mekanizma siyasi tercihlere bırakılmamalı. Statünün verildiği kuruluşlarla ilgili siyasi tercihlerin etkili olması endişesi yanı sıra insan hakları başta olmak üzere bazı alanlarda faaliyet gösteren örgütlere bu statünün verilmediği ve KYÇK sayısının gereken seviyenin çok gerisinde kaldığı açık.”

Ancak bu post ta tartışmak istediğim nokta KYÇK’ların vergiden muaf olmaları konusunda değil. Bu tamamen farklı bir tartışma konusu.

Benim üzerine düşünmek sizin de tartışmaya katılmanızı istediğim konu, Türkiye’de yardım alanında önemli etkisi bulunan zekatların profesyonel anlamda yönetilip, katkı alanının genişletilebilmesi için gıda bankalarının yeterli olup olmadığı ve bu konuda neler yapılabilir sorusu.

İlginç olarak gıda bankaları hakkında daha önce Türkiye’de neler olup bittiğine bakmıştım. Çünkü İspanya’da gayet iyi işleyen bir sistem. Türkiye’den farklı olarak esas yardım sağlayıcılar şirketler. Diğer bir fark ise ülke çapında plan ve denetim yapan gıda bankası federasyonunun bulunması. Bu gıda bankalarının daha kontrollü ve etkili çalışmalarını sağlamakta. Aynı zaman da gıda bankaları Avrupa federasyonu ile de birbirlerine bağlanmış durumdalar. Böylelikle tecrübelerin paylaşılması, gıda bankalarının birbirlerinden öğrenmesi ve etki alanlarının genişletilmesi sağlanmakta.

Türkiye’de ki duruma baktığımızda zekat gibi bireylerden gelen önemli bir finansal yardım gıda bankalarına aktarılmakta. Kurulan 20 derneğin -2007 yılı beyannamelerine göre- aldıkları yardım ve bağış miktarı yıllık en az 897 bin TL oldu. Yılda ortalama 897 bin TL yardımı paylaştıran 20 derneğin her yıl bu miktardaki yardımı yönettiği dikkate alındığında 2003’ten sonra 4 milyon 485 bin TL’lik ‘gıda bankacılığı’ sektörü oluştuğu ortaya çıktı.

Gıda bankaları daha etkili bir yöntem ile çalışırsa sağladıkları bu yardımı hali hazırda bulunan şirketlerden sağlamaları mümkün. Böylelikle zekat yardımları katkı değeri yüksek projelerde kullanılabilir.

Bunun yanı sıra Türkiye’de gıda bankalarının plan ve denetimini sağlayan bir kurum/federasyon bulunmamakta. Avrupa Federasyonu’na üye olan hiç bir gıda bankası da yok.

Özetlemem gerekirse;

  • 2004’deki KYÇK hakkında yapılan son uygulamadan sonra gördüğümüz gibi zekat yardım ekonomisinde önemli bir yer tutuyor.
  • Planlı ve denetlenebilir bir yönetim sonucu bu miktar topluma sosyal, ekonomik ve çevresel anlamda büyük katkılar sağlayabilir.
  • Ancak gıda bankaları planlı yönetim ve geniş etki alanı için yeterli değiller.

Peki bu alanda neler yapılabilir? Benim ilk aklıma gelenler:

  • Bu miktar hali hazırda işleyen mikro kredi projelerine aktarılabilir.
  • Bağımsız olarak, bu tür projeleri etkili bir şekilde yönetecek bir kurum altında kurulan komisyonlar, topluma katkı değeri daha yüksek bir şekilde yardım etmek isteyen insanlara yol gösterebilirler. Toplumdaki önemli ihtiyaç alanları belirlenip, bu konuda projeler hazırlanıp, yardım edilen miktarın topluma geri dönüşü arttırılabilir.

Sizin de bu konu ile ilgili çözüm önerileriniz varsa dinlemekten çok mutlu olurum.

Mutlu bayramlar tekrar 🙂

Reklamlar

2 Responses to “Zekatın topluma ekonomik, sosyal ve çevresel katkısı nasıl arttırılabilir?”

  1. feyza Says:

    merhabalar,

    Öncelikle hem bilgilendirici hem de düşündürücü yazınız için teşekkür ediyorum. Ayrıca keşke herkes dedeniz gibi düşünebilse. İnsanları hazıra özendirmek yerine üretmeye ve fayda sağlamaya yönlendiren bir sistemin tüm dünyada uygulandığını görmek beni çok mutlu ederdi.

    Vergi-zekat uygulamasından sizin aracılığınızla haberdar oldum. Vergi mevzuatları hakkında çok bilgim olmadığından yazıyı okurken aklıma takılan bir kaç konu oldu:
    1. Bu uygulama her türlü şirket için geçerli mi? mesela çok uluslu şirketler, kobiler vs. gibi.
    2. Öyle ise böyle bir uygulamanın yaygınlaştığı bir senaryoda devletin gelir vergisi kaybını başka uygulamalarla telafi edebileceğini düşünebilir miyiz?
    3. Diyanet işlerinin bu konuda olumlu ya da olumsuz herhangi bir duyurusu oldu mu? Çünkü bilgim kadarıyla kurbanlarımızı para karşılığı yardım kuruluşları üzerinden yapmamızla ilgili olumsuz bir takım beyanları vardı. Böyle bir duyuru bazı kesimleri durdurabilir.

    Herşeye karşın böyle bir uygulamanın yaygınlaştığını hayal etmek beni ümitlendirdi.

    Uzun yazım için kusura bakmayın:)

    • aysegulguzel Says:

      Slm Feyza,

      Yorumun için teşekkürler. Bildiğim kadarı ile sorularını cevaplandırmaya çalışayım, ancak ben de Kamu Yararına Çalışan Kuruluşlar’ın yasal yönetmelikleri ile ilgili çok bilgili ve tecrübeli değilim.
      1. Bildiğim kadarı ile vergiden muaf olma durumu her türlü şirket için geçerli. Uluslararası bir şirket veya kobi olması fark yaratmıyor.
      2. Kamu Yararına Çalışan Kuruluşlara yapılan bağışlarda sağlanan vergi avantajları, bildiğim kadarı ile diğer ülkelerde daha da fazla oranda. Bu anlamda, özellikle post ta bahsettiğimiz anlamda, yapılan yardımların diğer insanların ekonomik faaliyete geçişini sağlayacağını düşünürsek, üretim artacak, ekonomik faaliyet ve tüketim artacak sonuç olarak da dolaylı yoldan ödenen vergiler artacak diye düşünülebilir.
      3. Bildiğim kadarı ile diyanet, bu tarz yardımları kesinlikle olumsuz değerlendirmiyor. İnsanların verilen yardımın zekat yerine geçmeyeceğini düşündüğü durumlar çok. Ancak diyanetten vakıflar ve dernekler bu alanda bir yazılı açıklama istediklerinde, diyanet bu konuda gereken yardımı yapmakta.


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: